>> Haberler
|
; 03.07.2008 14:51:26 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıda yer alan soruların İçişleri Bakanı Sayın Beşir ATALAY tarafından yazılı olarak yanıtlandırılması için gereğini arz ederim.03.06.2008
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
Zonguldak Belediye Başkanı Secaattin GONCA Başbakan’ın Zonguldak’ı ziyareti nedeniyle şehrin ana caddesine “Yüzyılın Lideri Şehrimize Hoş Geldiniz,, yazılı bir afiş asmıştır. Bu afiş; adını Gazi Mustafa Kemal’den alan “GAZİPAŞA,, caddesine asılmıştır. Belediye Başkanı Sayın Başbakan’a yağcılık yapmak ve bağlılığını bildirmek için bu ifadeyi kullanmış olabilir. Ama içinden geçtiğimiz süreç ve AKP yöneticilerinin Atatürk’le ilgili eylem ve söylemleri bu afişin ne anlama geldiğini çok net olarak ortaya koymaktadır.
Bu afişin anlamı net ve açıktır. Bu afiş Yüce Atatürk’ü ve onun kurduğu Cumhuriyet’i inkardır. Bu afiş gerici bir düşüncenin itirafı ve “ılımlı İslam Devleti,, anlayışına davetiye niteliğindedir.
Bu nedenlerle;
1- Zonguldak Belediye Başkanı’nın suç işlediği düşüncesini paylaşıyor musunuz?
2- Suç işleyen bir belediye başkanını görevden almayı ve gerekli soruşturma işlemlerini yapmayı düşünüyor musunuz?
3- Atatürk’ü ve O’nun kurduğu Cumhuriyet’i yok sayan bir belediye başkanı bu cesareti nereden alıyor? Kimlerin kendilerini koruyup, savunacağını düşünüyor olabilirler?
4- Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı olarak siz de yüzyılın liderinin Başbakan Sayın Erdoğan olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yüzyılın Liderinin Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk olduğunu yüksek sesle kamuoyuna duyurmak istermisiniz?
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL; 02.07.2008 14:23:57 |
Zonguldak Milletvekili Ali KOÇAL bugün saat 14:15 den itibaren İl özel idarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin Geçici 2’inçi maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Gurubu adına TBMM de konuşma yapacaktır TRT-3 den canlı yayınlanacaktır.
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL'IN BAŞBAKAN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN TARAFINDA YAZILI OLARAK YANITLAMASINI İSTEDİĞİ SORU ÖNERGESİ. ; 13.06.2008 17:23:15 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.12.06.2008
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğüne bağlı (20) dağıtım şirketi bulunmaktadır. Bu şirketlerin her türlü denetimi ve soruşturulması görevi TEDAŞ TEFTİŞ KURULU Başkanlığı yetkisindedir. Elektrik Dağıtım şirketlerinin her türlü iş ve işlemlerini denetleyen inceleme ve soruşturma yapan Teftiş Kurulu Müfettişlerinden bazıları bu şirketlerin Yönetim ve Denetim Kurullarında görevlendirilmiştir.
Bu bağlamda;
1- TEDAŞ Teftiş Kurulu Başkanını, TOROSLAR Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliğine, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısını Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Denetim Kurulu üyeliğine atayanlar hakkında bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?
2- Denetledikleri ve soruşturdukları şirketlerin Yönetim ve Denetim Kurullarında görev alanları bu görevlerinden alacak mısınız?
3- Yapılan bu usulsüz ve etik değerlere uymayan atamalar siyasi tercih ve talepleri yerine getirmek veya ihaleleri kendi yandaşlarınıza vermek için mi yapılmaktadır?
4- TEDAŞ Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcısı ilgili işletmelerden ne kadar ek maaş almaktadırlar?
|
; 09.06.2008 19:24:13 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.09.06.2008
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
05.06.2008 tarihinde Anayasa Mahkemesinin yaptığı açıklamada “9 Şubat 2008 gün ve 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun iptal edilmiş ve ayrıca yürürlüğü durdurulmuştur.”
Anayasa Mahkemesi kararının açıklandığı ertesi günden başlayarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ulusal gazetelere verilen ilanlarda; “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK OKUMA YAZMA KAMPANYASINI BAŞLATIYOR” başlıklı gazete ilanlarında başı türbanlı genç bir bayanın fotoğrafının bulunması, son derece kaygı vericidir.
Bu Bağlamda;
1- Milli Eğitim Bakanlığının gazeteye verdiği ilanda türbanlı genç bir bayanın fotoğrafının yer almasını ve böylece Türban reklamının yapılmasını doğru buluyor musunuz?
2- Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin en yüce yargı organlarından olan Anayasa Mahkemesinin kararını eleştirir mahiyette gazeteye böyle bir ilanın verilmesi Milli Eğitim Bakanlığımızın amaç ve ilkelerine bir “karşı duruş” olarak yorumlanabilir mi?
3- Okuma – yazma bilmeyenlerin tamamı türbanlı olan yurttaşlarımız mıdır? Başörtülü, başı açık olanların tümü okuma-yazma biliyor mu?
|
SAYIN ALİ KOÇAL IN MİLLİ EĞİTİM BAKANINA VERDİĞİ SORU ÖNERGESİ; 09.06.2008 19:24:00 |
|
Zonguldak Milletvekili Sayın Ali KOÇAL’ın 05.06.2008 Tarihinde TBMM de Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Geçici 12. Maddesinde yapmış olduğu konuşma metni.; 05.06.2008 20:32:21 |
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri;
Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarının Geçici 12. Maddesi üzerine, CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum, bu vesileyle sizleri şahsım ve parti grubum adına saygılarımla selamlıyorum.
Ülkemizin kamu yayıncılığı yapmakla görevli tek kuruluşu olan TRT, 1990'ların başında ilk özel televizyon kanalı ve özel radyo kanalı yayına girinceye kadar, Türkiye'de radyo - televizyon yayıncılığı yapan tek kurum olarak hizmet vermiştir.
Bu gün TRT, 24 saat 7 ayrı kanaldan televizyon yayını gerçekleştirmekte, ek olarak GAP TV kanalıyla da Güneydoğu illerine özel yayın yapmaktadır. Radyo yayıncılığı olarak 6 ayrı kanaldan izleyicilerine ulaşmakta, yine 27 ayrı dilde dış ülkelerdeki izleyicilerine yönelmektedir.
Ulusumuzun gözü,kulağı,dili olan TRT'nin yayın politikalarının hükümet tarafından yönlendirildiği bilinmektedir. Oysa kamu hizmeti yayıncılığı; demokratik bir kamuoyu oluşturulması, kitlelerin doğru bilgi almasının sağlanması, halkın etik ve estetik değerlerinin geliştirilmesi ve toplumun tüm renklerinin, seslerinin, farklı görüşlerinin duyurulmasını sağlamak olmalıdır.
TRT'deki işleyişe baktığımızda bugün yapılan yayının kamu hizmeti yayıncılığı değil, siyasi iktidarın güdümündeki kamu yayıncılığı olduğu gayet net görülmektedir.
Sayın Başkan
Değerli Milletvekilleri;
Türkiye’de siyasal ve sosyal yapı, bir süredir hızla muhafazakâr çizgiye doğru kaymakta ve bu durum TRT’nin yayın politikasında da gözlenmektedir. Bu durumu görmek için son birkaç yılın basına yansıyan TRT haberlerine göz atmak bile yeterli olacaktır. Önce TRT’de yayınlanan ‘Gün Başlıyor’ adlı programda dansçı Gülüm Pekcan, kıyafetinin ‘açık’ olduğu gerekçesi ile sansürlenmek istendi, bunun üzerine durumu protesto eden programın sunucusu istifa etti. Uğur Mumcu’nun” sözleri, Aziz Nesin’in öyküleri, muhalif gazetecilerin TRT’ye konuk olmaları engellendi. Nükleer santrale karşı demeç veren profesörün beyanatı kesildi, çekimi tamamlanmış Allianoi belgeseli rafa kaldırıldı. Tüm bunların dışında traji-komik bir dizi gelişme daha yaşandı. Dimitria Festivali dönüşü yaşanan Pavarotti krizi, İsrail’in Lübnan’a saldırısı gerekçe gösterilerek Piyanist filminin vizyondan kaldırılması gibi daha pek çok programları burada sıralayabiliriz.
TRT, AKP hakkında açılan kapatma davasında da taraf oldu.
TRT-1 de 22 Mayıs Perşembe günü Saat 19.30 da sunulan haber programında “Haberler ile Yorumları” ayırma ilkesinin altüst edildiği duyarlı basınımız tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
İşin habercilik boyutunda da bir dizi sorun yaşandı/yaşanıyor. Örneğin Başbakan Erdoğan’ın Mersin’de Kemal Öncel adlı çiftçiye “hadi ananı da al git” çıkışı, TRT Genel Müdür vekilinin tabiri ile “haber değeri taşımadığından” yayımlanmadı. Sözü edilen gelişmeler birçok TRT çalışanını rahatsız etti. Bunun üzerine TRT çalışanları sansür ve propagandaya karşı eylem yaptı. TRT yönetimi eylemi, elektrikleri keserek sansürlemeye çalıştı. Görüşmekte olduğumuz TRT yasasına karşı direnen emekçilerin eylemleri yine kendi televizyon ve radyo kanallarında sansürleniyor.
TRT’de son yıllarda sansürlenenler dışında, sürekli olarak kitlelere empoze edilmek istenen dini argümanları içeren programlarda artış gözlemlendi. Örneğin “Düşünce İklimi”nde İslam Hukuku savunuldu. “Sonsuzluk Yolcusu”, “Hayat ve Din”, “Diyanet Saati” ve “İslam’ın Aydınlığında” adları ile dini içerikli yayınlar yapıldı ve türevleri yapılmaya devam ediyor. TRT ekranlarında muhafazakâr kanallardan, gazetelerden transfer edilen isimler boy gösteriyor; siyasi yorumlardan eğlence programlarına kadar çok sayıda program hazırlayıp sunuyorlar. Programcılar arasında, Fethullah Gülen’in şiirlerini ve metinlerini seslendirenlerin yanı sıra daha önce Samanyolu ve Kanal 7 gibi televizyonlarda görev yapan isimler de yer alıyor. Bu programların yapımcı ve sunucularının daha fazla ücret aldığı haberleri basında yer buldu, buluyor. Ancak TRT’nin üst kademe yöneticileri, tüm bu iddiaları reddetmekle kalıyorlar.
Değerli Arkadaşlar
TRT Yönetiminin kamuya verdiği rahatsızlığı ifade etmek için bir örnek daha vermek istiyorum.
22.Dönem Milletvekillerimiz TRT hakkında 148 yazılı,10 sözlü olmak üzere 158 önerge vermişlerdir.
23.Dönemin 8 aylık diliminde ise 45 adet yazılı,8 adet sözlü olmak üzere 53 önerge ile toplam 310 soru sorulmuştur.
Ateş yanmayan yerden duman tütmez.Bu tablo TRT’nin tartışılır duruma geldiğinin somut bir göstergesidir.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri;
Radyo Televizyon yayınlarını denetleyen RTÜK, ne yazık ki tarafsız olma ilkesini sıkça ihlal etmekte, iktidarı eleştiren kanalların üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Bu kurumumuz adeta hükümetin sansür makamı gibi görev yapmaktadır. Bakınız özel kanallara ceza yağdıran RTÜK, TRT’de laik düzene, cumhuriyet değerlerine karşı yapılan yayınlara adeta gözlerini kapamaktadır, görmezden gelmektedir. Bir taraftan özel kanallarda ki spor programlarına bile müdahale edeceksiniz, öte yandan Cumhuriyetin temel niteliklerini eleştiren şeriat düzenini öven programlara dokunmayacaksınız. Şimdi bunlar yetmezmiş gibi yeni yasa tasarısı ile TRT’nin ‘okul’ olma özelliğini de yok edeceksiniz.
Getirdiğiniz yasayla; TRT emekçileri zor duruma düşürülüyor; tasfiye süreci başlatılıyor. Kamu yayıncılığının propaganda zincirinden kurtarmak; daha özgür, daha duyarlı, daha kaliteli yayınlar izlemek için hep beraber elimizi taşın altına koyup, TRT emekçilerinin yanında sesimizi yükseltmenin zamanı gelmedi mi?
Söz almış olduğum geçici 12.madde de yer alan, işçi sayılmayan geçici personelin durumuna baktığımızda;
2954 Sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Kanunu’nun 49’uncu maddesine dayanılarak hazırlanan “İşçi Sayılmayan Geçici Personel” yönetmeliği 27 Nisan 2001 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmış. Bu tarihten itibaren daha önce hiçbir sosyal güvenliği olmayan personelin bir kısmı sosyal güvenlik mevzuatı yönünden, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi kılınmıştır.
Şu anda TRT'de İşçi Sayılmayan Geçici Personel statüsünde ise 500 civarında personel olduğu söylenmektedir.
Bu statüdekiler arasında 10 yılı aşkın bir süreden beri çalışanların olduğu bilinmektedir.
İşçi Sayılmayan Geçici Personel, Kurumun kadrolu personeli ile birlikte gece-gündüz, bayram–tatil demeden çalışmakta, kurum mevzuatında kadrolu personel tarafından yürütülmesi gereken işlerin de önemli bir bölümünü yerine getirmektedir.
Ancak bu statüdeki personel ne “Memur” ne de “İşçi” olarak kabul edilmektedir. Düşük maaş ve iş güvencesi olmaksızın çalıştırılmalarının yanı sıra Kurumdaki kadrolu personelin sahip olduğu birçok haktan da yararlanamamaktadır.
İşçi Sayılmayan Geçici Personel, yılda 11 ay çalıştırılmakta, KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMAMALARI İÇİN (!) sözleşmeleri bir ay feshedilmekte ve yeni sözleşmeleri bir ay sonra yapılmaktadır.
Bu bir aylık sürede, kimi zorunlu olarak kimi de “işimizi kaybederiz” korkusuyla, gönüllü olarak ücret almadan çalışmaktadır.
Söz konusu personel, çalıştığı her 4 ay için en fazla 3 gün ücretli izin kullanabilmekte, yılda 11 ay çalıştığı için de birim amirlerinin inisiyatifi ile yılda en fazla 6 gün izin yapabilmektedir.
Sayın Başkan, Değerli Arkadaşlarım;
Eğer kurumun personel ihtiyacı karşılanmak isteniyorsa;
Kurumda yıllardır yayında çalışan hazır yetişmiş “İşçi Sayılmayan Geçici Personel” kadroya alınmalı ve TRT Yasanının 49. Maddesindeki “Geçici Personel” düzenlemesi kaldırılmalı
"Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun hizmetleri; memurlar, kadro karşılığı sözleşmeli personel ve sözleşmeli personel eliyle gördürülür" şeklinde düzenlenmeli
· Ve Film Yapım Elemanı, Yapım Yayın Elemanı ve Uzman kadrolarında bulunan ancak filen Muhabir, Spiker, Kameraman, Prodüktör, Montajcı, Yönetmen, Resim seçici olarak görev yaptırılan personel kurum içi sınavla fiili olarak yaptıkları kadrolara atanmalıdır.
· 2007 yılında, toplam 245 kişiyi sınavla almak için Hazine Müsteşarlığı’ndan alınan izin kullanılarak sınav açılmalı ve kadrolu personel alınmalıdır.
Değerli Arkadaşlarım,
Yayıncılık ilkeleri, tarafsızlığı, deneyimi ile ülkemizin göz bebeği olan bir kurum, adeta bu yasayla yok ediliyor. Bu koca çınar yıllarca halkımızın gözü, kulağı oldu, yüreği oldu.Dileğim iktidarın getirdiği bu yasayı tekrar gözden geçirmenizdir. Böylesine önemli bir kurumla ilgili muhalefetin söyledikleri dikkate alınmalıdır. Bu güne kadar TRT’ye emeği geçenleri buradan bir kez daha minnetle anar,hepinizi şahsım ve parti grubum adına tekrar sevgi ve saygılarımla selamlarım.
|
Zonguldak Milletvekili Sayın Ali KOÇAL’ın TBMM de Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 8. Maddesinde yapmış olduğu konuşma metni.; 05.06.2008 20:30:44 |
Sayın Başkan;
Değerli Milletvekilleri;
Görüşülmekte olan 219 sıra sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik yapılmasına dair, Kanun Tasarısının 8 . Maddesi ile ilgili CHP olarak verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum.
Yüce Heyetinizi saygı ile selamlıyorum.
Bu önerge ile; Kurumun ihtiyaç duyduğu geçici personel ile ilgili yasal dayanak oluşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca yurt içi ve yurt dışında geçici görevlendirmelerde Kurumun gördüğü hizmetin kendine özgü koşullarına uygun düzenleme yapılması amaçlanmıştır.
Önerimiz; Kurumun personel ihtiyacının karşılanmasını içeren 8.maddenin( I ) bendi “Kamu Personeli Seçme Sınavı ve kurumun halen yürürlükte olan mevzuatına uygun koşullar çerçevesinde yeniden düzenlenmesi” yönündedir.
8.Maddenin ( İ ) bendi ise; işçi sayılmayan geçici personelin istihdamı ile ilgilidir. Önerimiz “işçi sayılmayan geçici personel; kanunda sayılan istihdam şekillerinden olan “işçi sayılmayan sözleşmeli personel” kadrolarına aktarılması yönündedir.
Tasarının gerekçesinde YDK raporlarında yer alan önerilerin dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Ancak YDK 2006 yılı raporunda yer alan öneriler Alt Komisyon üyeleri tarafından da uygun görülmesine karşın tasarıya dahil edilmemiştir.
YDK raporlarından söz etmişken, rapor incelendiğinde:
AKP döneminde TRT’de yapılan kadrolaşmanın hangi boyutlara ulaştığını ve bu kadrolaşma harekatının devletin resmi belgelerine nasıl girdiğini üzülerek görüyoruz.
2007 Ekim ayında kaleme alınan Başbakanlık YDK’nun denetim raporunda yazılanlardan bazılarını bilgilerinize sunmak istiyorum.
“TRT Kurumunda son yıllarda Müdür Yardımcısından Genel Müdüre bir çok görevin vekaleten yürütülmesi uygulanmasının sürekli hale dönüştürüldüğü görülmektedir. (Ekim 2007)
Yine vekalet uygulamasının uzun sürelerle yapıldığı, örneğin bir müdürlüğe, daire başkanlığına( yardımcıları varken), alt ünvanlardaki personele vekalet görevlerinin verildiği, bir müdürün daire başkanlığına vekalet ettirildiği, aynı müdüre de başkasının vekalet ettirildiği görülmektedir.
TRT kurumunda zorunlu haller dışında yönetim kadrolarında vekaleten görevlendirme uygulamasına son verilmesi, bu kadrolara asaleten atama yapılması, vekaleten görevlendirmenin zorunlu olarak uygulanması durumunda hiyerarşik sıralamaya uyulması” önerilmektedir.
Ayrıca;
2007 Ekim ayı itibariyle yazılan YDK raporunda:
“TRT Genel Müdürlüğü Personelinin görevde yükselme yönetmeliğinde TRT Yönetim Kurulu Karaları ile sürekli değişiklikler yapıldığı, atama şartlarının sürekli değiştirildiği, öğrenim düzeyi, önceki ünvanı ve çalışma süresi v.b. kriterlerde değişiklikler yapılarak kişiye özel uygulamalar yapıldığı görülmektedir. Bu uygulama ise Kurumda görev yükselmesinde kariyer ve liyakat ilkesinden uzaklaşılmasına neden olmaktadır.”denilmektedir.
Aynı raporda
“TRT ile RTÜK arasındaki tüm organik bağların gözden geçirilerek, RTÜK’ün TRT karşısında özel kesim radyo ve televizyon kuruluşları ile aynı mesafede olmasının sağlanması” istenmektedir.
Yine aynı raporda;
“Bakanlar Kurulunca yayınlanan Kamu Konutları Yönetmeliğine göre sadece kurum personeline konut tahsisi yapılabilmektedir.Buna karşılık başka bir kamu kuruluşu personeli olan bir Yönetim Kurulu Üyesine, lojman tahsis edildiği ve personel tarifesi uygulandığı görülmektedir” denilmektedir.
Bu Yönetim Kurulu Üyesi hala lojmanda oturmaya devam etmektedir.Herhangi bir soruşturma ve inceleme yapılmadığı görülmektedir.
Görüldüğü gibi AKP İktidarının her alanda olduğu gibi TRT’de de kadrolaşma anlayışı içinde hareket ettiği açıktır.
Zaten bu yasa da bir kadrolaşma yasasıdır.Bunu kürsüden ifade ettiğimizde birileri hop oturup, hop kalkıyor.Bazılarının kimyası bozuluyor,hemen saldırıya geçiyorlar.
Evet,bu kadrolaşma yasasıdır.
Ancak bunun kadrolaşma yasası olmadığını ve şu anda TRT’de kadrolaşma olmadığını ifade edenlerin verdiği bilgilerle ilgili bir sorun var.
Sayın Mehmet Aydın yasanın tümü üzerinde yapılan görüşmeler sırasında geçmiş dönemlerde yapılan personel alımına ilişkin rakamlar verdi.TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de sürekli benzer rakamlar veriyor.
Sayın Bakan sizin bu çatı altında verdiğiniz rakamları biz de yurttaşlarımız da devletin resmi rakamları olarak kabul ediyoruz.
Ancak bu rakamlarla ilgili bazı soru işaretleri vardır.
Örneğin;
TRT Genel Müdürü Ankara Radyosu’nda 200 müdürün görev yaptığını iddia etti.Buna ilişkin haber de AKP destekçisi Star Gazetesi’nde yayınlandı.
Biz bu iddiayı ciddiye aldık.Ankara Radyosu’nda gerçekten 200 müdür mü görev yapıyor diye araştırdık.Ulaştığımız sonuç çok ilginç. Şu anda Ankara Radyosu’nda müdür yardımcıları da dahil 18 yönetici var.Genel Müdür ne diyor 200 , yani 18’in 11 katı.
Sayın Genel Müdür ne yapmak istiyor? Yüce parlamentoyu yanıltıyor,kamuoyunu yanıltıyor.
Burada bir başka konuya da dikkat çekmek istiyorum.Ne zaman kadrolaşma gündeme gelse kurum dışından alınan personel sayısını gündeme getiriyorsunuz.Kadrolaşma yalnızca kurum dışından alınan personel demek değildir.Bununla birlikte kurum içinde yaptığımız atamalar da vardır.
TRT Genel Müdürü 6 aydır görevde.Bakın 6 ayda neler yapılmış. 21 kişi başka kurumlardan nakil yolu ile getirilmiş bunlardan sadece birisi yayıncı.33 kişi götürü bedel hizmet alımı ile muhabir,spiker,kameraman olarak çalıştırılmaya başlanmış.
15 kişi de işçi sayılmayan geçici personel statüsünde alınmış.Alınan kişilerin ortak özelliği Zaman,Aksiyon,Kanal 7,Kanal 24 ve Cihan haber Ajansı gibi yerlerde çalışmış olmaktır.
Bu arada kurum içinden 50 kişi de yönetim kademelerine atanmıştır.
Bunlar sadece 6 ayda yapılanlar.AKP döneminin tamamında ise TRT’de müdür yardımcıları dahil değişmeyen yönetici kalmamıştır.Hatta bunlar birkaç kez değiştirilmiştir.
Şimdi bu kürsüden soruyorum.
Sayın Mehmet Aydın 12 Ocak 2004 yılından bu yana TRT’de 420 yöneticiden değiştirilmeyen kimse var mıdır?
Evet değiştirilenleri değil değiştirilmeyenleri soruyorum ki uğraşmayın diye. 12 Ocak 2004 tarihinden bu yana görevden alınmayan o günden bu yana göreve devam eden hiçbir yönetici yoktur TRT’de.
|
Zonguldak Milletvekili Sayın Ali KOÇAL’ın 05.06.2008 Tarihinde TBMM de Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7. Maddesinde yapmış olduğu konuşma metni.; 05.06.2008 20:22:41 |
Sayın Başkan, Sayın Milletvekilleri
Görüşülmekte olan 219 sıra sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun 7.maddesi ile TRT personelinin statülerinin belirlenmesi ve geçici işçi statüsünde çalışan TRT personelinin kadro almaları için Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından verilen önerge üzerinde söz almış bulunuyorum.
Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Bilindiği gibi Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun hizmetleri; işçi sayılmayan “kadro karşılığı sözleşmeli personel”, işçi sayılmayan “geçici sözleşmeli personel” ve “götürü bedel hizmet alımı”sözleşmesi hükümleri doğrultusunda çalıştırılan personel tarafından yürütülmektedir.
İşçi sayılmayan geçici sözleşmeli personel ile kadro karşılığı sözleşmeli personel aynı işi yapmalarına karşın,farklı ücretler almaktadırlar.
Bu yurttaşlarımızın kadroya alınması ve diğer çalışanlar ile aralarındaki ücret ve özlük hakları farklılıklarının giderilmesi adaletin gereğidir.
Basında her gün TRT Genel Müdürünün farklı yerlerden binlerce dolar maaş aldığına ve farklı kurumların makam araçlarını kullandığına ilişkin haberler okuyoruz.TRT Ulusumuzun gözü,kulağı,dili değil AKP’nin dili olmuştur. O nedenle TRT Genel Müdürü maaşını ulusal bütçeden değil AKP Genel Merkezinden almalıdır.
Genel Müdürün bu kadar yüksek bir maaş aldığı böyle bir kurumda, diğer çalışanlar ile aynı işi yapmalarına karşın ayda 800 YTL’ye çalışan yurttaşlarımıza kadro vermemek, onları isyana teşvik etmek demektir.
Verdiğimiz önerge ile TRT personeli arasındaki bu ayrımın kaldırılmasını istiyoruz.Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz böyle istiyoruz ama AKP kendi çıkarının peşinde koşuyor.
Değerli Arkadaşlar;
TRT’de geçici olarak çalışan yurttaşlarımızın, kadro almaları için iktidar Milletvekili yakını veya çocuğu mu olmaları gerekiyor? Bakan mahdumu olmaları mı gerekiyor?
Enişte,bacanak,baldız,damat olmaları mı gerekiyor?
Yakın akrabalara danışmanlara her türlü imkanlar sağlanırken geçici işçilerin ihmal edilmesi hiçbir şekilde izah edilemez. Bu mağduriyeti gidermek hükümetin görevidir.Hükümete görevini tekrar hatırlatıyoruz.
Sayın Başkan,Sayın Milletvekilleri;
Tasarıya eklenen “Sözleşmeli personel” tanımı da “Kadro Karşılığı Sözleşmeli Personel”i kapsamıyor.
O nedenle bu konuda da şimdiden sizi uyarıyoruz.Bu durum bir sorun yaratacaktır.
Bu soruna çözüm bulunması gerekirken şu anda AKP gibi düşünmeyen TRT çalışanlarının memur kadrosuna geçirmekle tehdit edildiği bilinmektedir.
Sayın Bakana sormak istiyorum, Sayın Bakan bu tavrınızla “Kadro Karşılığı Sözleşmeli Personel” statüsünde çalışanları memur kadrosuna mı atamayı düşünüyorsunuz? Bunu gerçekten bir tehdit olarak mı kullanmak istiyorsunuz? Çalışanların size muhtaç duruma mı düşmelerini istiyorsunuz? Bu nedenle mi ilgili maddeyi yasaya koymadınız?
Ayrıca Sayın Bakanın şu soruya cevap vermesi gerekiyor:
“Kadro karşılığı Sözleşmeli Personel” statüsünde çalışanların memur kadrolarına atanmayacağına ilişkin bir güvence getirmeyi düşünüyor musunuz?
Bu soruların cevabını beklemekteyiz.
Sayın Başkan, Sayın Milletvekilleri;
Yine bu önerge ile “götürü bedel hizmet alımı sözleşmesi” ile personel çalıştırılmasına da son verilmesi önerimiz vardır.
Basına yansıyan haberlerden tespit edebildiğimiz kadarıyla İbrahim Şahin döneminde,götürü bedel hizmet alımı sözleşmesi ile alınan kişi sayısı 33’tür.
Bu kişiler TRT’ye girmeden önce hükümete yakın olan medya kuruluşlarında çalışmışlar.
Örnek vermek gerekirse, Cihan Haber Ajansı, TGRT, İhlas Haber Ajansı, STV, Kanal A bunlardan bazılarıdır.
Yine; İbrahim Şahin bugüne kadar (yani 6 ayda) başka kurumlardan nakil yolu ile 21 kişi, İşçi sayılmayan Geçici Personel statüsünde de 15 kişiyi TRT’de işe başlatmıştır. 6 ayda kurum dışından 69 kişi alınmıştır.
Ancak Sayın Bakan, bu rakamı 20 olarak vermektedir.
Bu durum TRT Genel Müdürü’nün Bakanı ve dolayısıyla Meclisi yanılttığını göstermektedir.
Sayın Bakan, son olarak size bir soru sormak istiyorum.Sorum gayet net ve açık.Sizden de aynı netlikte yanıt bekliyorum.
İbrahim Şahin döneminde,TRT’de Genel Müdürlük Uzmanı olarak işe başlatılan AKP Milletvekili Danışmanı var mıdır? Var ise, bu Danışman kimdir ve hangi Milletvekilinin Danışmanıdır?
Bu kişi halen TRT’de görev yapmakta mıdır? Yoksa, görevlendirme yolu ile tekrar Meclise gelmiş midir?
Milletvekili Danışmanlarına kadro verdiğinize göre geçici işçilerimizden de kadroyu esirgemeyeceğinizi ve önergemizi kabul edeceğinizi düşünüyor, hepinize saygılar sunuyorum.
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL; 05.06.2008 14:07:05 |
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL BUGÜN SAAT 14:00 DEN İTİBAREN TRT YASASININ 7,8 VE 12. MADDELERİNDE TBMM DE KONUŞMA YAPACAKTIR. TRT-3 TEN CANLI YAYINLANACAKTIR.
|
; 28.05.2008 15:38:36 |
|
ZONDULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL’IN 23,24,25,26,27, MAYIS ZONGULDAK PROGRAMI; 23.05.2008 16:42:44 |
ZONDULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL’IN 23,24,25,26,27, MAYIS ZONGULDAK PROGRAMI
23 MAYIS 2008 CUMA
SAAT : 16.30 DEVREK İLÇE ÖRGÜTÜNÜ ZİYARET
SAAT:19.00 CHP BARTIN DAYANIŞMA YEMEĞİNE KATILIM
24 MAYIS 2008 CUMARTESİ
SAAT 11.00 MUHTARLAR DERNEĞİ ZONGULDAK ŞUBESİ GENEL KURULUNA KATILIM
SAAT 20.00 EREĞLİ-ERDEMİR MÜH.DERN. DE MERT AİLESİ DÜĞÜN TÖRENİNE KATILIM
25 MAYIS 2008 PAZAR
SAAT 12.00 DEVREK-GÖKÇEBEY VE KÖYLERİNİ KALKINDIRMA DERNEĞİ GENEL KURULUNA KATILIM
SAAT 18.00 ÇATALAĞZI BELDESİ DÜĞÜN TÖRENİNE KATILIM
SAAT 19.00 ZONGULDAK ÖĞRETMEN OKULU MEZUNLARI YEMEĞİNE KATILIM VE AÇILIŞ KONUŞMASI BARTIN-İNKUM
26 MAYIS 2008 PAZARTESİ
SAAT 10.00 TÜRKİYE 16.KÖMÜR KONGRESİ AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM
SAAT 15.00 DSP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET
27 MAYIS 2008 SALI
SAAT 11.30 SHP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET
SAAT 14.00 TÜRKİYE 16.KÖMÜR KONGRESİ ÇERÇEVESİNDE DÜZENLENEN ENERJİ PANELİNDE KONUŞMACI
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL’IN 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI; 19.05.2008 11:07:13 |
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL’IN
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI
19 Mayıs 1919 Ulusumuz için önemli bir dönüm noktasıdır; Atatürk’ün bağımsızlık savaşını başlattığı bir tarihtir. Toprakları bölünmüş, ordusu dağıtılmış bağımsızlığı elinden alınmış bir ülkenin inançlı ve kararlı bir şekilde dünyaya meydan okumaya başladığı bir tarihtir.
Böylesine önemli bir gün Atatürk tarafından gençlerimize armağan edilmiş ve gençlerin gelecekle ilgili önemi ve değerinin bilinmesi öngörülmüştür. Ülkemizin umudu ve geleceğimizin güvencesi gençlerin yönetimlerde söz sahibi olmasının gereği ortaya konmuştur.
Türkiye’mizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için en büyük gücümüz gençlerimizdir. O nedenledir ki; gençlerimizin geleceğini ipotek altına almak ve karanlığa sürüklemek isteyen anlayışlara “dur,, demek ve gençlerimizi çağımıza uygun olarak yetiştirmek hepimizin görevidir.
Bu anlayışla Ulusumuzun ve özellikle de gençlerimizin “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı,, nı yürekten kutluyor, sevgi ve saygılar sunuyorum.
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL'IN MİLLİ EĞİTİM BAKANI SAYIN HÜSEYİN ÇELİK TARAFINDAN YAZILI OLARAK YANITLAMASINI İSTEDİĞİ SORU ÖNERGESİ; 16.05.2008 10:50:18 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.14.05.2008
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
İlgi :
a) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
b) 5542 sayılı İl İdaresi Kanunu
c) Millî Eğitim Bakanlığı Personeline Takdir Ve Teşekkür Belgesi Verilmesine İlişkin Yönerge (Tebliğler Dergisi Kasım 1999/2506)
d) MEB Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliği (RG-24.04.2008/26856)
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 24.04.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan “Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliği’nin Ödüller kısmında sadece “atamaya yetkili amirlerce verilmiş olan takdir belgeleri” ibaresi “Millî Eğitim Bakanlığı Personeline Takdir Ve Teşekkür Belgesi Verilmesine İlişkin Yönerge (Tebliğler Dergisi Kasım 1999/2506)” ile çelişmektedir.
İlgi (d) Yönetmeliğin EK-2 formunda “Takdir Belgeleri değerlendirilirken atamaya yetkili amirlerce verilmiş olan takdir belgeleri” ibaresi yer almaktadır. Bu ibare ilgi (c) Millî Eğitim Bakanlığı Personeline Takdir ve Teşekkür Belgesi Verilmesine İlişkin Yönerge’nin 6. maddesinin c fıkrasına aykırıdır. Ayrıca ilgi (b) 5442 sayılı İl İdaresi Kanunun 31/I maddesinde “Kaymakam, ilçe memurlarına takdirname de verebilir” ve ilgi (a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 122. maddesinde “Görevinde olağanüstü gayret ve çalışması ile başarı sağlayan memurlara merkezde atamaya yetkili amirler, illerde valiler ve kaymakamlar tarafından takdirname verilebilir. Takdirname sicile geçer.” hükümleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
1. İlgi (c) Yönergenin 7. maddesinde Teşekkür Belgesi verebilecekler arasında yer alan Bakan, Müsteşar ve Yardımcılarının, Genel Müdür ve Bakanlık Daire Başkanlarının, Valiler ve İl Milli Eğitim Müdürlerinin, Kaymakam ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin Teşekkür Belgelerinin puanlamaya dahil edilmesi, bunlar arasında atamaya yetkili amir ayrımı yapılmaması ve belirtilen Yönerge ve Kanunlarda Takdirname verebilen Kaymakamların Takdir Belgelerinin sırf atamaya yetkili amir olmadığından dolayı kabul edilmemesi ile Kaymakamların verdikleri Teşekkürleri puanlamaya dahil ederken Takdirleri saymamanız hukuka uygun mudur? Bu konudaki ısrarınızdaki amaç nedir?
2. Millî Eğitim Bakanlığı Personeline Takdir ve Teşekkür Belgesi Verilmesine İlişkin Yönerge’niz ile Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliğiniz arasında çelişki doğurmaktadır. Bu çelişkiyi açıklar mısınız?
3. Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliği’nin 24.04.2008’de Resmi Gazete’de yayınlanmasına rağmen Yönetmelikle ilgili Genelge’nin hala yayınlanmamasının sebebi nedir?
4. Bakanlığınız süresince çıkartmış olduğunuz Yönetici Atama Yönetmeliğinin defalarca iptal edilmesi sonucu binlerce eğitim çalışanının mağdur edildiği bilinmekte iken; 24.04.2008’de Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmeliğin de bu çelişkilerden ötürü iptal edileceği apaçık ortadadır.
Bu Yönetmelik de iptal edilirse, Yönetmeliği hazırlayan yetkilileri ve özellikle de Personel Genel Müdürü Remzi KAYA’yı görevden almayı düşünüyor musunuz?
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL; 15.05.2008 09:59:41 |
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL 13 MAYIS SALI GÜNÜ YAPILAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ GURUP TOPLANTISINDA GURUP YÖNETİMİNE YAZMAN ÜYE OLARAK SEÇİLMİŞTİR.
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ KOÇAL’IN ANNELER GÜNÜ KUTLAMA MESAJI; 11.05.2008 11:41:48 |
Anneler dünyadaki hiçbir değerle karşılaştırılamayacak ve yeri doldurulamayacak en kutsal varlıklardır, karşılıksız tek sevgi anne sevgisidir. Varlıklarıyla bizlere güven veren gücümüze güç katan elleri öpülesi tüm annelerin anneler gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL’IN 1 MAYIS KUTLAMA VE BASIN AÇIKLAMASI; 01.05.2008 15:44:15 |
1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür ve aynı zamanda demokrasi kavgasıdır. Dünya tarihinin en eski mücadelesi olan emek sermaye kavgası halen devam etmektedir. Biz CHP olarak emeğin değerinin dünya değerlerine ulaşılması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çok değerli emekçilerimizin dünya düzeninde insanca yaşamasını sağlamak en büyük arzumuzdur. Dünya kaynaklarının adil paylaşımında ve sömürüsüz bir dünya için işçilerimizin daima yanında olacağımı ifade ediyoruz.
Bugün ise;1 Mayıs. İşçi Bayramı. Ancak yaşananlar
“POLİS BAYRAMI” olarak mı tarih sayfalarında yer alacaktır?
Bunu yüce milletin vicdanlarına havale ediyoruz.
1 Mayıs’ta Taksim’de yaşananları ibretle ve üzüntü ile tüm Türkiye izledi. Amaçları sadece ve sadece “İşçi Bayramı” nı kutlamaktı. Emekçiler onun için yolda meydanda idi. Reva görülenler kesinlikle bu olmamalı idi.
Günümüz Türkiye’sinde izlenenler utanç verici boyutlara ulaşmıştır.
Bütün Türkiye TV’lerden masum İnsanlara yapılanları izledi. Ürkütücü manzaralar, gaz bombası, tazyikli su sıkımı, şekli, yöntemi ve mahalli düşündürücüdür. Hastane kapılarında bile gaz bombası kullanımı siyasi iradenin bu bayrama bakış acısını ortaya koymuştur.
Hiçbir insanın diğerinden üstünlüğü kabul edilemez. İnsanları ayak-baş olarak nitelendirmenin ulaştığı bu görüntüleri büyük ulusumuz dikkatlice takip etmiştir. Bayramı yaşatmama adına yapılanları şiddetle kınıyoruz.
CHP İktidarında 1 Mayıslar, başta TAKSİM olmak üzere yurdun her tarafında tam bir bayram havasında kutlanacaktır. Bu günler geçicidir. Yarınlar aydınlık ve emekçilerin olacaktır. Tüm emekçilerimizin bayramını tekrar tekrar kutluyoruz.
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL’IN 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI KUTLAMA MESAJI; 01.05.2008 13:34:02 |
1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür ve aynı zamanda demokrasi kavgasıdır.Dünya tarihinin en eski mücadelesi olan emek sermaye kavgası halen devam etmektedir.Biz CHP olarak emeğin değerinin dünya değerlerine ulaşılması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çok değerli emekçilerimizin dünya düzeninde insanca yaşamasını sağlamak en büyük arzumuzdur. Dünya kaynaklarının adil paylaşımında ve sömürüsüz bir dünya için işçilerimizin daima yanında olacağımı ifade ediyor, tüm emekçilerimizin bayramını kutluyorum…
|
Sayın Ali KOÇAL'ın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği soru önergesi.; 25.04.2008 13:15:02 |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA
Aşağıdaki soruların Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 24.04.2008
Ali KOÇAL
Zonguldak Milletvekili
1) Zonguldak İl Özel İdaresi Köy Hizmetlerinde görev yapmak üzere çeşitli branşlarda 7 adet Mühendisi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre sözleşmeli statüde alarak 11.03.2008 tarihinden itibaren göreve başlatmıştır;
a) Göreve başlatılan mühendislerin hangi branşlarda kaç kişi alındıkları, işe yerleştirilenlerle beraber, yerleştirilmeyenler dahil hangi branşlara kaç kişinin müracaat ettikleri, işe yerleştirilen ve yerleştirilmeyenlerin KPSS(B) puanları;
b) Alım işleminin hangi prosedüre göre nasıl işletildiği,yani hangi Kanun,hangi Bakanlar Kurulu Kararı,hangi genelge ve hangi yönetmeliğe göre nasıl bir işlem yapıldığı;
c) Söz konusu alımın ilan edilip edilmediği,ilan edildiyse ilan edilen gazetenin adı ve tarihinin, yine internet sitesinde yayımlanıp yayımlanmadığı,yayımlandı ise tarihinin ve ilan metninin, ayrıca alım için komisyon kuruldu ise,bu komisyonun hangi kriterler baz alınarak neye göre kimlerden oluşturulduğu, öğrenim durumları,bahsi geçen komisyon ile seçim(sözlü sınav)yapıldı ise sınav tarihi ile beraber,işe yerleştirilenlerin seçim işlemi hangi kriterler esas alınarak yapılmıştır.
2) Zonguldak Köy Hizmetleri Müdürlüğünün İl Özel İdaresine devredildiği 16.03.2005 tarihinden bugüne kadar, yönetim kadroları hariç;
a) 657 sayılı yasaya tabi memur personele görevde yükselme yönetmeliğine göre unvan değişikliği yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bunların kimlere yapıldığı, ad ve soyadlarıyla, eski ve yeni unvanlarının;
b) Unvan değişiklik işleminin hangi prosedüre göre işletildiği,yani hangi Kanun, hangi Bakanlar Kurulu Kararı,hangi genelge ve hangi yönetmeliğe göre işlem yapıldığı;
c) Unvan değişikliği için duyuru yapılıp yapılmadığı,eğitime alınıp alınmadıkları, ayrıca bu eğitimin sonucu sınav yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise aldıkları notları gösteren,ve yine komisyon oluşturulmuş ise bu komisyonun hangi kriterler baz alınarak kimlerden teşekkül ettirildiği hakkında bilgi verilmesi
|
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL’IN “23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI” MESAJI; 22.04.2008 18:46:51 |
ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ KOÇAL’IN
“23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIR | | |